İçeriğe geç
ORSEN
tren

API entegrasyonu nedir, ne zaman gerekir?

Teknik olmayan bir anlatımla API entegrasyonu, hangi durumlarda gerektiği, maliyeti neyin belirlediği ve entegrasyon projelerinin neden sessizce bozulduğu.

3 dk okuma

API, iki programın birbiriyle konuşabilmesi için tanımlanmış bir arayüzdür. Teknik olmayan bir benzetmeyle, insanların birbirine bilgi aktarması için ortak bir dil ve form yapısı.

Entegrasyon ise bu arayüzü kullanarak iki sistemi birbirine bağlamaktır.

Ne zaman gerekir?

Şu cümleyi kuruyorsanız gerekir: "Bu bilgiyi şuradan alıp buraya giriyoruz."

Tipik örnekler:

  • E-ticaret siparişini muhasebe programına yazmak.
  • Sipariş bilgisini kargo firmasına gönderip takip numarasını geri almak.
  • Web sitesindeki formu CRM'e düşürmek.
  • Birden fazla pazaryerindeki stoku tek yerden yönetmek.
  • Bayilerinize kendi stok ve fiyat verinizi açmak.

Bu işlerin hepsi elle yapılabiliyor. Sorun, hacim büyüdükçe elle yapmanın hem yavaş hem hataya açık hâle gelmesi.

Karar için basit bir eşik var: aynı veriyi günde on kereden fazla iki yere giriyorsanız entegrasyon kendini kısa sürede amorti ediyor.

"Programımızın API'si var mı?"

Üç durumdan biri geçerli olur.

API var ve belgeli. En iyi durum. Doğrudan bağlanılır ve genellikle birkaç gün sürer.

API var ama belgesiz veya sınırlı. Çalışılabilir ama keşif aşaması uzuyor. Çoğu yerli muhasebe ve ERP programı bu gruptadır. Bu durumda genellikle sağlayıcıdan doküman istemek gerekiyor ve o yazışma birkaç haftaya yayılabiliyor.

API yok. Bu durumda düzenli dosya aktarımı, doğrudan veritabanı erişimi veya arayüz üzerinden çalışan bir köprü kurulabiliyor. Daha kırılgandır ama mümkündür.

Program adını söylerseniz genellikle bir gün içinde hangi durumda olduğunuzu söyleyebiliriz.

Tek yön mü, çift yön mü?

Bu, maliyeti en çok etkileyen tek karardır.

Tek yönlü aktarım bir sistemde oluşan veriyi diğerine yazar. Sipariş e-ticarette oluşur, muhasebeye gider. Basittir ve öngörülebilir.

Çift yönlü eşitleme iki tarafın da veri değiştirebildiği durumdur. Burada kaçınılmaz bir soru çıkıyor: aynı kayıt iki tarafta da değiştiyse hangisi kazanacak?

Bu sorunun cevabı yazılmadan kurulan çift yönlü entegrasyonlar veriyi bozuyor. Genellikle en pratik çözüm her alan için bir sahip belirlemek: adres bilgisini CRM sahiplenir, stok bilgisini depo sistemi sahiplenir.

Entegrasyon projeleri neden bozulur?

Hangi sistemin haklı olduğu belirlenmemiştir. Aynı müşteri iki sistemde farklı adresle duruyorsa hangisi doğru? Bu soru baştan cevaplanmazsa entegrasyon her eşitlemede veriyi bozuyor.

Alan eşleşmeleri yazılmamıştır. "Müşteri adı" bir sistemde tek alan, diğerinde ad ve soyad olarak ikiye ayrılmış olabiliyor. Tarih formatı, para birimi ve vergi numarası alanları da aynı sorunu taşıyor. Bu farklar yazılı hâle getirilmezse sonradan sürprize dönüşüyor.

Hata durumu tasarlanmamıştır. Bağlantı koptu, karşı taraf yanıt vermedi, veri reddedildi. Kayıt sessizce kaybolursa haftalar sonra fark ediliyor ve o zamana kadar birikmiş oluyor.

Hız sınırı hesaba katılmamıştır. Çoğu API dakikada belirli sayıda isteğe izin veriyor. Toplu aktarım bu sınırı aştığında istekler reddediliyor. Sıraya alma ve bekletme mantığı baştan kurulmalı.

Test ortamı yoktur. Doğrudan canlı veriyle çalışılan entegrasyonlarda ilk hata gerçek siparişlerde çıkıyor. Sağlayıcının test ortamı varsa mutlaka kullanılmalı.

İyi bir entegrasyonun üç özelliği

Tekrar denenebilir. Geçmeyen bir kayıt otomatik olarak yeniden denenmeli ve bu deneme artan aralıklarla yapılmalı.

İzlenebilir. Hangi kaydın ne zaman aktarıldığı ve hangilerinin beklediği görülebilmelidir. Bu ekran genellikle projenin en çok kullanılan parçası oluyor.

Sessizce başarısız olmaz. Bir şey takıldığında ilgili kişiye bildirim gitmeli. Entegrasyonlardaki en büyük risk gürültü değil, sessizliktir.

Maliyet neye göre değişir?

Bağlanacak sistem sayısı, her birinin API kalitesi, veri hacmi ve eşitleme yönü belirleyicidir. Çift yönlü eşitleme, tek yönlünün iki katından fazla iş demektir çünkü çakışma yönetimi gerektirir.

Genellikle tek yönlü ve basit bir aktarımla başlayıp gerekiyorsa çift yöne geçmek en ekonomik yoldur. İlk sürümde tek bir kayıt türünü aktarmak, bütün sistemleri aynı anda bağlamaya çalışmaktan hem ucuz hem hızlı oluyor.

Bakım kalemini unutmayın

Entegrasyon kurulup bitmiyor. Bağlandığınız sistem API'sini değiştirdiğinde köprünün de güncellenmesi gerekiyor. Bu maliyet küçüktür ama sıfır değildir ve bütçeye yazılmalıdır.

Sağlayıcıların çoğu değişiklikleri önceden duyuruyor. Duyuru listesine abone olmak, bir sabah çalışmayan entegrasyonla uyanmayı engelliyor.


Hangi sistemleri bağlamak istediğinizi yazarsanız mümkün olup olmadığını ve kabaca ne kadar süreceğini söyleyebiliriz. API ve sistem entegrasyonları sayfasında nasıl çalıştığımızı anlattık.

Bir sorunuz varsa, önce onu konuşalım.

Ne yapmak istediğinizi anlatın; uygun olup olmadığımızı, ne kadar süreceğini ve nasıl ilerleyeceğimizi ilk görüşmede söyleyelim. Satış konuşması yapmıyoruz.

orsenyazilim@gmail.com